
Tarladan New York Sahnelerine: Bir Hayalin Peşinde Ümmiye Koçak
8 Mart Dünya Kadınlar Günü yaklaşırken, hepimiz ilham alacak uzak diyarlar, dev bütçeli başarı hikayeleri arıyoruz. Oysa gerçek mucize, bazen Toroslar’ın eteklerinde, elinde çapasıyla toprağı işleyen bir kadının zihninde filizleniyor.
Bugün size, "Köyde kadın mı tiyatro yapar?" diyenlere inat, dünyayı kendine hayran bırakan Ümmiye Koçak’ın hikayesini anlatalım.
"Okumak İstiyordum Ama...
"Mersin’in Arslan köyü’nde yaşayan, 10 çocuklu bir ailenin ferdi olan Ümmiye Koçak, ilkokuldan sonra eğitimine devam edemedi. Ancak onun öğrenme aşkı hiç sönmedi. Tarlada çalışırken, ev işlerini yaparken hep okudu, hep gözlemledi. Etrafındaki kadınların sessiz çığlıklarını, yaşadıkları zorlukları ve anlatamadıkları hikayeleri biriktirdi.
Bir Hayal Kurmakla Başladı Her Şey
2001 yılında, "Kadınların sesini tüm dünya duysun" diyerek Arslanköy Kadınlar Tiyatro Grubu’nu kurdu. Çevresindeki tepkileri tahmin edersiniz: "İşin gücün yok mu?", "Bu yaştan sonra oyuncu mu olacaksın?"... Ümmiye Hanım tüm bu seslere kulaklarını tıkadı. Kendi yazdığı oyunları, tarlada birlikte çalıştığı arkadaşlarıyla sahnelemeye başladı.
"Yün Bebek" ve New York Yolculuğu
Ümmiye Koçak’ın asıl büyük sıçrayışı, senaryosunu yazıp yönettiği "Yün Bebek" filmiyle oldu. Kadına şiddeti bir çocuğun gözünden anlatan bu film, onu Mersin’in bir köyünden alıp New York Avrasya Film Festivali’nde "Sinemada En İyi Avrasyalı Kadın Sanatçı" ödülüne taşıdı.
Düşünsenize; tarladan çıkan o nasırlı eller, New York’ta alkışlanıyordu. Üstelik Ümmiye Koçak, dünyaca ünlü futbolcu Cristiano Ronaldo ile bir reklam filminde kamera karşısına geçecek kadar sınırları aşmıştı.
"Benim için en büyük ödül, köydeki kadınların 'Biz de yapabiliriz' demeye başlamasıdır." — Ümmiye Koçak
Ümmiye Koçak bize şunu kanıtladı:
• Yaş sadece bir sayıdır: Hayallerin emekliliği olmaz.
• Coğrafya kader değildir: Eğer azminiz varsa, Toroslar'ın zirvesinden New York’a köprü kurabilirsiniz.
• Sesini yükseltmekten korkma: Kendi hikayeni sen yazmazsan, başkalarının senin hakkında yazdığı hikayeyi yaşamak zorunda kalırsın.
Bu 8 Mart’ta kendinize bir söz verin. İçinizdeki o "yapamazsın" diyen sesi susturun ve Ümmiye Hanım’ın o meşhur yemenisini hatırınıza getirin. Çünkü dünya, hayallerinin peşinden koşan kadınların omuzlarında yükseliyor.
8 Mart Dünya Kadınlar Günümüz kutlu olsun!
